Hasta Değilim Sadece Fazla Titizim!

Zaman Gazetesi sitesinde yayınlanmış yazıdır.

Her 100 kişiden 3’ünde görülen temizlik hastalığına kadınlarda erkeklere oranla üç kat daha sık rastlanıyor.

Meydan Gazetesi‘nde yer alan Satı Kılıçer’in haberine göre; genelde yirmili yaşlarda başlayan bu durum, kişiye sürekli rahatsızlık vererek gündelik yaşantıyı olumsuz etkileyebiliyor. Bu hastalığın tedavi edilmesi gerektiğini belirten Psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, saplantı hastalığının (obsesif-kompulsif) bir alt türü olduğunu söylüyor.

Bu kişilerin kendilerini oldukça titiz kişiler olarak tanımladıklarını kaydeden Üney, kişinin bu durumu tuhaf da bulsa engelleyemediğini aktarıyor.

Hiçbir şeyin temiz olduğuna inanmaz

Temizlik hastası kişilerde görülen bazı belirtiler şöyle: Kendisinin, elbiselerinin ya da evdeki her şeyin kirlendiğini, tozlandığını ya da mikrop bulaştığını düşünür. Bunun sonucunda ise sürekli ellerini yıkar, bu nedenle de elleri soyulur veya egzama olur. Aşırı sabun ve dezenfektan kullanır. Marketten aldığı her şeyi tekrar tekrar yıkar.

Tedavisi nasıl sağlanıyor?

Yakınları sürekli temizliği kafaya fazla taktığını, buna boş vermesini söylese de bunun faydası olmayabilir. Bu durumda tedavi için mutlaka psikiyatriye başvurulması uyarısında bulunan Rıdvan Üney, “Psikiyatrik tedavi biraz uzun ve zaman alıcıdır. Tedavide antidepresan ilaçlarla birlikte çeşitli psikoterapi yöntemleri kullanılmakta. Tedavi yöntemi ancak bir profesyonel kişi tarafından yapılmalı. Aksi takdirde bazen üzerine gittikçe temizlik hastalığı daha da artabilir” diyor.

Boşanma sebebi olabiliyor

Temizlik hastalığının başlangıcında kişi aşırı temiz olarak algılanırken daha sonra çevresindekileri yormaya ve üzmeye başlayabilir. Birçoğu evi kirleneceği için misafir dahi kabul etmez. Dışarıdan eşi veya çocuğu geldiğinde onların kapı önünde soyunmalarını ve eşyalarını çamaşır makinesine atarak hemen duşa girmelerini isteyebilir.

Ev sürekli çamaşır suyu kokar. Temizlikle uğraşmaktan ailesine zaman ayıramaz duruma gelir. Giderek tahammülü azalır, çocuklarına aşırı kızabilir, hatta onlara şiddet uygulayabilir. Eşiyle veya birlikte yaşadığı kişilerle sürekli tartışır. Bu durumun boşanmaya neden olabildiğine dikkat çeken Üney, “Bu hastalığın mutlaka tedavi edilmesi gerek” diyor.